Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Eklenen Şiirler
YAŞADIĞIMIZ DEPREM VE ...
SEVGİLİ KENDİM...
Sözler anlamsız manala...
Yok eski ben artık yor...
Uzak yakın gibi göründ...
Çöllerde kaybolmuş gib...
Bazen zamanla varırsın...
Beni sorarsan yaşıyorum
Susarsam
Ömür akıp gidiyor bekl...
Yaktı geçti yüreği
Yazılar » GÜLÜM/SEDİM USULCA EN ÇOK DA İÇİMDEKİ KIRGIN ANNESİZ ÇOCUĞA...
Sözcükler dün daha dün hepsi yaralı yamalı ihanet etmişken bana en çok da sarmalında nefreti insanların gel gör ki sevgiyle kucaklamıştım her birini.
Bazen zarf atanlar da yok değil hani üstelik cinsiyetin de önemi yok hele ki insan, Allah rızası için kolaylıkla sevebilirken ve tüm zarflarda posta pulu filan da yok.
Bu gün özgür bıraktım kalemimi ve şimdi ben çalıyorum sözcükler kanat çırpıyor kalemse umarsız bana kaldı bu gün kalemin yapması gerekenlerle de eşleşti mi ruhum.
Daha dün kendimi çekiştire çekiştire bir hal oldum bilemedim nereye sığacağımı kolları filan da sıvamadım sadece durgun bir günü tahliye etmek adına koşa koşa sığındım Rabbime.
Nice insan nice yalan: hele ki; mesnetsiz ithamlar yok mu…
İnsanı kendine yabancı kılan öyle ki insanın kendinden şüphe duyduğu ve işte kocaman bir mezar boşluğuna gömdükçe gömdüm hem dünü hem de dünde kıymete binen insanların haris nefret dolu dürtülerini.
Gökse temkinliydi biraz da kararsız mı ne?
Nemli gözlerime eşlik etti şaşkın sağanak sonra sustu gök kubbe ben de sustum ve içime akan yaşları boca ettim kâğıdın üstüne.
Olmadı işe yaramadı tembihli olduğum ne varsa annemden suskularla çevrelendiğim bir zaman dilimi ve boyut değiştiren duygular hele ki yok mu o nankör insanlar?
İstemiyorum nefretlerini solumayı istemiyorum da içimdeki çiçeklerin solmasını ve işte havada uçuşan sıfatlar ve dedim ki kendime:
Vay, be neymişim ben?
Renkler coşkuyla uyandı bu gün biraz yorgun ve uykusuz kalktım tebessüm ekmeye programlamamış olsam da gün bir bir sekmeye başladı.
Seğirten duygular.
Kükreyen kalbim.
Sevmeyle iştigal bir neferdim ne de olsa.
Biri dedi ki:
‘’Çocuk musun?’’
Birileri çok başka şeyler söyledi uzaklardan geldi kulağıma.
Birileri kızdı.
Birdenbire çatladı göğsüm ve delişmen rüzgâr bir esti ki.
Nemliydi hava gözlerim gibi derken uykuya yenik düştüm o da iki üç saat.
Pekişen bir hasretle uyandığımı geç fark ettim en çok da kendime hasret ve artık nasılda tanıdığım üç beş insan bana haset.
Bense hasat bilmişken onların yüreklerini ve sevgi ekip de onların nefretini b/içmişken.
Kimi abla dedi kimi kardeş.
Kimi tükendi kimi tüketti.
Dedim ya: kalem sustu kalp söyledi.
Hadi, bu günü de kurtardık madem…
Diyemedim ama demem gereken birine diyemedim.
Ama diyeceğimi umuyordum da bir yandan mademki sevgime kefildim.
Sayaç kırık hava soğuk bir baktım ki radyatörler de buz gibi.
Sarıp sarmaladım kendimi kundaklanmış sözcüklerden yorgan diktim elbet kavga bitmedi ne de olsa yorgan da yanımda gitmemişti bir yerlere.
Ben de gitmedim en çok da kendimden.
Mırlayan yavru kedi gibi kendimi sevdim usulca.
Ama en çok da saydım.
Zaten saygı olmadan sevmenin ne anlamı vardı ki?
Züğürt tesellisi derken cebimdeki parayı saydım ve kocaman gülüm/sedim en çok da kendime kavuşmanın verdiği mutlulukla.
Mahcup bazen.
Bazen şaşkın.
Bazen somurtuk.
Bazen neşeli.
Kalem sustu ben konuştum minnet de etmedim bu günkü ilham perime ve soytarı imgeleri tıkıp da bir kavanoza sadece yazdım sadece gülüm/sedim en çok da içimdeki o kırgın annesiz çocuğa.
Hak etmediğim ne varsa gelmişken başıma…
Arz etmediğim ne varsa.
Aşikâr aşktım ben aşk aşina şiirlere ve yüreğine.
Aşkla yaşamak ve hayata direnmek bu olmalıydı ve bunu bilmekti bana iyi gelen hem kendi gücüme sadık en çok da biricik Rabbime ne de olsa emir büyük yerden.
Gülüm/sedim usulca.
Suskulardı belki de rehavete sürükleyen.
Susmanın bir anlamı var mıydı peki?
Ne fark eder ki insan kendine inandıktan sonra ama en başta Rabbine.