yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

Forumlar » Genel » Türk Şairlerimiz » Ahmet ÖZER


  Yazar   Mesaj
Kurşunkalem Online status
№: 83  Tarih: 2016-03-19 15:23 GMT
  

Administrators

Mesaj: 113
Ülke: Turkiye

 

BİR BAKIŞTA 


Ürktü içimdeki kuşlar 
Bir katar kanat sesi yıkadı 
Haziran göğünü 
Yüzün bir buluta giriyordu o an 
Boynunu vermiştin bir çağlayana 
Bir tutam kırmızı saç uçuşuyordu 
Karanlığın parmaklarından. 

Gövdemiz 
Bir alevin rüzgârında dört nala 
Sesimizi gezdiren meydanlar 
Bir güzelliğe açıyor yelkenlerini; heyamola. 
Şimdi bize biçilmiş ömürleri yaşıyoruz 
En güzel günlerimizi bırakarak ardımızda. 

Ahmet ÖZER

 

BİR KAPININ İKİ YÜZÜ 


Bir kapının bir yüzü gökyüzüdür 
Bir yüzünde ağıtı gizlidir tüm annelerin. 

İçerde biçilen sözcükler çınlar/süt kokan 
Ağızdan 
Bir bebek uzun yolculuğuna çıkar uykunun 
Ufkunda 
Sobanın parlayan alevleri resmini çizer 
Yalnızlığın 
İçerde sözcüklerin masalları dokuyan sıcaklığı 
Seferberlik trenleridir cephede kalanları 
Anlatan. 

İçerde begonyanın damarlı yaprakları 
Bir haritayı tamamlar 
Duvarda türküler içmiş bir saz salınır 
Akordlu telleriyle 
Mayıslardan fotoğraflar/yürüyen seslere 
Yaslanmış şiirler 
Saatin çalışkan yelkovanı/tembel akrep 
Kutsal kitabın çöl ikliminden sağılan sesi. 

Dışarıda çınarın dalları tarihle kucaklaşır 
Karanlığın ellerinden kurtulan güneşin bilge yüzü 
Dökülür kapının bir yüzüne 
Dışarda ayın karanlığı biçen ışığı/suyun 
Kanayan sesi 

Kuşların sokulgan uçuşları sirenlerin ürperten 
Dişleri 
Korkuya teslim olmuş duvarlar. 

Gecesefaları yaseminlerle kolkola 
Bir buhurdandır düşlerimizi havalandıran 
Dışarda bir hüzün yeli dolaşır 
Parmakları tokmakların tozlarında. 

İçerisi sevgiye akar sesimiz yettiğince 
Dışarısı hüzne sefer eyler düşlerimizi içerek. 


Ahmet ÖZER

 
 
SİZDEN SONRA 


Önümüzde sonsuzluğu toprağın 
Taşları ve dikenleri ve gökyüzünü iterek 
Girdiğimiz düşünceden bir gölge kalıyor geride 
Simsiyah saçlarını rüzgâra vermiş uzun koşucu 
Tetiği düşmeye hazır bir yüreği dayıyor 
Kısacık ömrüne dolan güz güneşine 
Yağmur yağıyor bütün zamanlarına dünyanın 

Bir taş kemerin altından geçiyor koşarak 
Kemer bir gökkuşağıdır/yedi rengin kilimini taşıyan 
Otlar rüzgârın ellerindeki beşikte 
Toprak güneşe teslim olmuş 
Günler bir kurşun gibi fırlıyor yatağından 

Ölüm ve yaşam kıskacında 
Sevgi ve korkusuzluk damlıyor genç adamın yüzünden 
Uzaktan turaçlar geçiyor/çoban ateşleri yansıyor ufkun alnına 
Suyun sesi kanıyor ağıtları anlatan mektuplarda 
Uykuyu unutmuş iki göz dalıyor şafağa 
Ölümün kıyısında bir çığlık: gençliğimiz kalıyor afişte. 



Ahmet ÖZER
 
SÖYLE YÜZÜM TANIĞIMSIN 


Aşk eskidi/yollar uzun 
Bir dalga kırıldı yüzümde 
Kar sesinde uçan çiçek 
Yüreğimde gülüşündür 
Sevgi bitmez/düş yaşatır. 

Bir gün olur gurbet başlar 
Saat durur/deniz biter 
Sesim aranır yılları 
Ömrümüz bir yangın yeri 
Çiçek solar/bulut kaynar. 

Söyle yüzüm/tanığımsın 
Kaç bahara göğüs gerdin 
Bir çocuğun sevincini 
Gidişini bir babanın 
Tarih yazar/dünya okur. 

Şiirim bir atardamar 
Yaşıyorum dizelerde 
Gömleğimde bin bir nakış 
Bir ağlama/uykuya dur 
Kuşlar gider/sonbahardır. 
Ahmet ÖZER
   
Наверх