Şiirsu.Orgyüreğinizin şiir adresi !...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA |
| Yazar | Mesaj |
Kurşunkalem ![]() |
№: 80 Tarih: 2016-03-19 15:10 GMT
|
![]() Administrators ![]() Mesaj: 113 Ülke: Turkiye ![]() |
NERDESİN?
BAŞBAŞA BESBELLİ
Besbelli ölümüm sabahleyindir İlk ışık korkuyla girerken camdan Uzan başucumda perdeyi indir Mum olduğu gibi kalsın akşamdan Sonra koş terlikle haber vermeye "Kiracım bu sabah can verdi" diye Üç beş kişi duysun ve belediye Beni kaldırmaya gelsin odamdan Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut Sende eller gibi adımı unut Kapımı birkaç gün için açık tut Eşyam bakakalsın diye arkamdan. Ahmet Kutsi Tecer ÇINGIRAK
Bir gün parmaklığa elin varmadan, Bir titreyiş gibi çalar çıngırak. Mevsimler geçtikten sonra aradan, Bu ses beni bir gün çağırsın, bırak... Kumluktan serperken dallar başına, Geç hızla, merdiven gelir karşına, Eşikten atlarken ayak taşına, Bu sesler içimde yer etsin, bırak... İt, işte önünde kapım, aralık, Oda bıraktığın gün kadar ılık, Bir ince su sesi gibi lık, lık, lık, Gönlünden nedamet boşansın, bırak... Ahmet Kutsi Tecer KEREM
Ne zaman düşünsem sizi titrerim, Yaslı dağlar, yüzü gülmeyen dağlar! Bu dağlar içinde bir yer var derim, Orada kaybolan bir ses var, ağlar. Neden hiç çıkmıyor içimden bu ses Tipi, çığ, fırtına...Donar her nefes, Yine bu ses ağlar, işitmez herkes, Beni kıvrandırır, inletir, yakar. Hey bu dağlar yalçın, karanlık, derin! Ne bir geçit verir ne sıcak bir in. Gün battığı zaman sarp tepelerin Üstünden bir kartal geçer, o kadar... Ahmet Kutsi Tecer O DÖNMEDEN ÖNCE
Geceleyin benden ayrılır ruhum, Dönünceye kadar açık kalır cam. Uyanık, başımın ucunda bir mum, Beklerim, beklerim böyle her akşam. Bilmesem de nereye gidiyor ruhum, Bütün gece sessiz, eriyip de mum, Sabah olduğunu çok biliyorum; Biliyorum, bu bir sonsuz helecan. Besbelli bir ömür böyle sürecek, O öyle uçarı, ben böyle ürkek; Bir gün ya bilerek, ya bilmeyerek, O dönmeden önce camı kapayacağım Ahmet Kudsi Tecer ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA
Orda bir köy var, uzakta O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür. Orda bir ev var, uzakta O ev bizim evimizdir. Yatmasak da, kalkmasak da O ev bizim evimizdir. Orda bir ses var, uzakta O ses bizim sesimizdir. Duymasak da, tınmasak da O ses bizim sesimizdir. Orda bir dağ var, uzakta O dağ bizim dağımızdır. İnmesek de, çıkmasak da O dağ bizim dağımızdır. Orda bir yol var, uzakta O yol bizim yolumuzdur. Dönmesek de, varmasak da O yol bizim yolumuzdur. Ahmet Kutsi Tecer RÜZGAR GÜLÜ
Her yandan duyarım bir gül kokusu, Meltemle dağıtır uzak bahçeler. Günbatısı, poyraz ve gündoğusu, Cenup rüzgârları ruhumu çeler. Bilmem ki nerede bu gizli bahar? Nereden bu ıtri alıyor rüzgâr? İklimler dışında bir iklim mi var? Ne fecir bir şey der, ne şafak söyler. Gün olur çağırır beni her ufuk, Sevdalar eline başlar yolculuk, Elinde bir rüzgârgülü, bir çocuk, Durmadan yüzüme bakarak üfler. Ahmet Kutsi Tecer ŞEHRİ GEZERKEN
Ya Üç şerefeli, ya Eski Cami, Ya Sultan Selim, ya Sultan Süleyman, Geziyorum burda sabahtan beri, Sürüklüyor beni tarih ve zaman. Boş sokaklar, hüzün, vehim, heyecan... Sanki her şey birden unuttu beni; Asesler geliyor işte arkamdan, Kovalıyor beni bir yeniçeri. Kaçıyorum, şurda ulu bir çınar, Ötede yolumu kesen bir konak; Ne tarafa gitsem beni kovalar, Ucu topuğuma değen bir mızrak. Nereye yönelsem, kime sığınsam Kafesler örülü, kapılar kilitli. Bir mescit, önünde yaşlı bir imam, Kapıyı çekince o da seğirtti. Şurası bir terzi, şurası berber, Şurası bir fırın, şurası kapan. Bu kadar ahali nereye gider? Nerede saklanır bu kadar insan? Şurası havuzlu kahvehaneydi, Burada sohbetler, sazlar olurdu. Buraya gelince dizim kesildi, Ben durdum, arkamda bir ayak durdu. O zaman öğrendim: Meğerse Hünkar Gelirken, görmeye çıkmış Edirne; Şehri gözetleyen karakulluklar, Arkamdan soruyor: ?Burda işin ne? ? Yavaşça arkama döndüm o zaman, Omuzumda gördüm bir bildik eli. Ansızın silkindim derin hulyadan, Ben, tarihte eski bir Edirneli. Ahmet Kutsi Tecer
|
|
|
|