yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

YİTİK YA DA YENİK DEĞİL ASLA

Gülüm Çamlısoy
Şiirler » YİTİK YA DA YENİK DEĞİL ASLA

 

 

Hangi düş’ ün sağanağına yakalanmıştım tam da düştüm derken…

 

 

 

Sözcüklere kapılan bir havari

Aşkla yıkanan derdest şiirleri

Çocuğum bilmiştim ömrün azadesi

Kıyama durduğum her gün her an ve ölüm:

Birlik dirlik ifadesi bildiğim şiirin kalesi yüreğimin âşık kalemi

Huda’m ve ben:

Tanrısız sıfatlara sığınan onca beşeri

Düşmediği kadar dilimden El-Fatiha’nın hikmeti

 

Göktü kopacak kıyametin öncesinde

Öğüren insan izleklerinin dinmek bilmeyen öfkesinde

Ve nicesi sırıtan

Ölü çocukların bedeninden

Azade yüreklerin eleminden

Prim yapan kavruk ruhlar cehennemi.

 

Oysaki bildirgesi aşk

Uzamında yaşamın yâd ettiğimiz erdiğimiz her gün her şafak

Beyhude hayallerle oyalanmak bile yasak:

Atıl yüreklerin atığında

Batık diyarların endamında

Savrulan küpeştesi onca şiirin

Yazılmayı bekleyen güftesi.

 

Hazzın değil de haizi olduklarımızın şükrüne doymasaydık, ya!

Hası sevginin, vurduğu kadar ölü balinalar gibi

Ah, Dağıstan kıyılarına

Mendebur iblis onca müridi

Saf kan s/afiyetin eşrafı

Özüne sadık haritalar çizilesi

Ve işte tüm surelerin

Ve işte tüm suretlerin ötesi…

 

Kazık mı kakacaktın, ey, sen insan?

Meşrebi geniş yollarda savrulsan ne ki

Ömrünü heba ettiğin para pulun uğruna

Bir de savunduğundur haysiyetin ve sevdan

Bilmediğin kadar nefretine binaen

Ziyan olmadı mı onca insan?

 

Ah, melankoli…

Terk-i diyar edeli bilinmezi…

Ah, hicreti gönlün

Devşirme uyduruk sevgilerle geçirdiğin ömrün…

Bir hazan bir bahar

Söyle o zaman, neden gözünün üstünde kaşın var?

Haleti ruhiyesi şu devranın

Yüreklerin kubbesi dinmez iken ey insan, saltanatın…

Kükreyendir kader ve İlah

Azabına yenik düşeceksin illa ki…

 

Ve o minval

Ve o soyutlanmış güzel insanlar ve çocuklar

Ölülerin ardından dahi savrulan salvolar

Zemheri değildir yüreğimin tutsaklığı

Ne de zanlardır tutuşan yalanların peşi sıra gelecektir sıra sana da

Öykündüğümüz o güzel masallar nerede şimdi?

Ya, ellerimizle öldürdüğümüz masumiyet ve sevi dili ve rehberi?

Endamı yitik olsa ne ki ömrün?

 

Yaşadığını bilir insan

Yaşatılacağı kadar da bunca acının

Açtığı kalbidir elbet sadece Rabbi ve melekler kadar sabi eşrafı

Bir gün bir de küt küt atan kalbin israfı

Değil elbet sevgi varsa yoksa ruhun ve huzurun yoldaşı

Aşkla ihya edilesi ve çeken bunca eziyeti

Ne uğruna değil

Saklı tuttuğun umudunla ruhunla

Kayıp addedilse ne ki?

Garbın isyanı

Şarkın serenadı

Kazanım babında tecelli edene sadıktır seven yüreğin esvabı

Yitik ya da yenik değil asla

İnsan hırkasının yamasıyla dahi gurur duyar

Yaşadığı kadar yaşattığı hayatı alnının akıyla…

 

Gülüm Çamlısoy

(0)

Henüz yorum yapılmamıştır.