yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM

Gülüm Çamlısoy
Şiirler » ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAM

 

 

Terli düşler ve terk edilmiş gülüşler biriktirdi şehir

Kaldırımlarında saklıydı aslında adı

Anımsamadığı ne varsa kirli isli ve uslu bir çocuğa meyyal

Ölümle öpüşen bir sevgisi vardı adamın

Her sevdiği ölürken

Ve adam, ölü yitik kadınlara değer verirken

 

Yitik neydi peki?

Biten hikâyelerin isyankâr kahramanlarında saklı bir nida

Benzeri

Sözsüzlüğün külfetini giyinen şairin nasırlı eli

Ne de olsa kalem tutmaktan bir de odun kırmaktan aşınmıştı teni

Diri bir laleye her meylettiğinde solması ondandı belki de

 

Her çiçek şiir

Her şiir adam

Adam ise kadın demekti onun lügatinde

Her sevdiğinde içine bükülen bir lale

Her uzandığında yokluğa karışan

Belki adam da bir hayaldi aşk gibi

Şarlatan yüreğinin şimendiferi ölüm gibi

Solan çekinceler

Sürgün edilen tüm bedenler

Ama geride kalan da vardı ruh gibi

Yüreği sevdalı bir taya meyleden

Dizginlenemeyen

 

Ölüm bir ayraçtı belki de aşkı bölen

Melodisi duyulmayan bir hikâye mısralara direnen

Vebali boynuna ya da şiire

Öykündüğü mutluluk nasıl ki rüya idi

Gözleri açık gördüğü bu yüzden gözlerini kapamadığı

Zaten takati de yoktu adamın yeni bir aşka

Mademki şarlatan bir âşıktı asrın mizacında saklı

Kâh mısra kâh kıta kâh hikaye

Örtüşen tüm sözcükleri

Şiir diye bilediği kalemi

Şiirle yatıp kalkan bir serseri

 

Ölümsüz olmalıydı adam ama imkânı yoktu işte

O yüzden aşka baş koydu ölmemeyi dileye dileye

Ön sözü sonda söyleyip resmetti aşkı

Divane sarkacı ömrün

Delişmen ruhunda esen rüzgârın püskülü

İdi yakışan mevsime ve yüreğe

Kadınla yan yana gelmese bile

Şiirlerde buluşuyordu ya, yeterdi bu ona

Saymaya başladı teker teker hayatı

 

Biledi ruhuyla

Bilmediği ne varsa baş koydu öğrenmek adına

Peki, ömrü yetecek miydi?

En külüstür plağı koydu iğnesi kırık pikaba

Tıpkı kalbi gibi

Esen rüzgâra misilleme yaptı

Unutulmuşluğu mademki tefe konmuştu

Adam da unuttu en başta adını

Sonra oturduğu semti

Derken evinin adresini

Kendini unuttu

 

Ah, aşk sen nelere kadirdin nelere

Vakıf olamadığı ne varsa aşka evrildi düşlere

Evhamla geçti sokakları caddeleri

Ve can evine kondu aşk meleği

Ama unutmuştu bir kere kadının ismini

Hatta mesleğini

Bilmediği ne varsa oradan geldi sorular

Sonunda biri fısıldadı kulağına

Sen hep mi böyleydin?

Savruk ve unutkan?

Yoksa aşk mıydı adamın aklını başından alan?

 

Unuttukları ve unutulmuşluğu kar kaldı adamın yanına

Zaten en yakışanı da o idi:

Hem zemheri

Hem karanlık

Ve de menfi

Bir rüzgâra meyletti ki

Sonunda evren de unuttu adamı

Adamın kendini unuttuğu evrenin kapısında bir dikit misali

Geçkin kadınların şehri

Sevdayı kaldıramayan bünyelerin şiiri

Öyle ki:

Şair şiir yazdığını bile unuttu

Ama şiir asla adamı unutmadı

Çünkü vefalıydı şiir

Vefalıydı ilham

Ölümden başkası ise yalan

Adamsa öldüğü ile kaldı

Şiir ise bir başına

Gülüm Çamlısoy

(0)

Henüz yorum yapılmamıştır.