Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Yazılar » HİÇBİR DUYGUM KALMADI ARTIK BU YALNIZLIKTA
Bir rengi yok bu duygunun aslında bir hikâyesi de yok.
Serap misali kaybolan yanlı aşksın sen
Mevsimin tadı damağında bir aksansın
Aksıran iç sesim
Akseden sessizliksin
Gizinde saklıyım bu imkânsız aşkın
İzini sürdüğüm bilinmezin
Doğasına aykırıyım belki de hayatın
Sırtımı sıvazlayan elin yok artık
Artık yılıdır mutluluk, bu şuursuz sevdanın
Gönül pencerem kırık
Belki de bir düş artığıdır her katık
Yaptığım geceden yüreğime batan kıymık.
İmha ettim mazimi
İhbar ettim ahvalimi
İdam mangam hazır ol da
İçtimada geçen ömrün kırık tokası
Azat edemediğim çocuk yüreğim
Bir düş ertesi her gerçek
Kamburu yalnızlığın
Kambersiz düğün misali
Sevincim yok artık hayat denen yokuşta.
Dizlerim titrerken dizelerimi ihya edemiyorum
Dizini dövdüm düşlerin
Gerçeklerin perçeminde ölümüne sevdalandığım
Hayallerin serzenişinde bitimine geldiğim sevincim
Düş taksimleri adeta mevsimin muhtırası, geceyi b/ölen dingin rüzgâr gün çekmecelerinde saklı nidaların fısıltısı ve öykündüğüm dünümde saklı hüznüme duyduğum özlem…
Ne sevebildiğim ne de nefret edebildiğim bir öyküm yok benim: günün kat izinde saklı bir sevinç ise asla değilim.
İhbar edeceğim tutuklusu kaldığım hiçbir şey yok sessizliğin gayesinde saklı iken tepki vermeden durmayan yüreğim ve işte artık atmayı da unutan.
Yiten bir özlem var içimde ruhumun belleğinde saklı bir niyet var kaydı bozuk bir rüya belki de her gece üstünü örttüğüm sessizliğe de nispet edercesine haşmetli bir yokluk ve serzenişim sadece kendime.
Kimliğimi kaybettim ben bu dik yokuşta üstüne bir bardak şiir içmişken yazdığım bunca şeyin üstüne sadece acil bir son acil bir çıkış noktası talep ediyorum evrenden.
İçim kasvetli ve vapurlar ötüyor.
Yaşlı ve yaslı şehir sefil yüreğimde saklı zemheri.
Tutuklusu olduğum iklim bile terk etti beni en çok da duygu trafiğinde kaybolduğum kadar da katık yaptım dünlerimi.
Mücbir sebeplerden asılı kaldığım gök kubbe ve tevazu yüklü yüreğimde saklı o sayaç ve ikilettiğim günün ikbali yarının muadili hiçbir duygum yok artık bu seferi yalnızlıkta hicabını duyuyorum hasretin haset edenlere dahi yok tek sözüm ve gözüm üzerinde evrenin bense nazara geldiğimin ötesinde nazara almıyorum artık günü geceyi.
Bir mihrapsa yerinde kalan.
Bir mizansense asılı kaldığım.
Tutuklusu olduğum hiçbir hayalim yok benim ve yitimi günün ve yitimi hasretin nasıl da uzağındayım kendimin.
Düşlerimin tekelindeyim ve bir nebze de olsa mutlandığım.
O ıslak zemin ve tesellisi dünün, günü öğüttüğüm aşkla övündüğüm.
Sergüzeşt hayaller coğrafyası yüreğe her kıymık battığında derinlerden firar eden sözcükler belki de bir adım sonram iken öncemle mukayese edip de tasalandığım.
Hükmünü yitiren duygular coğrafyası adeta o ritim bozukluğu ve nabzım hızla atarken soluğumu tuttuğum.
Düş pembesi bir iklim serzenişimde saklı sitemim ve suskunluğun sireni bense frene basacağıma gaza basıyorum ve basınç yükseldi mi içinde kayboluyorum havasızlığın.
Tütsüler yaktığım ve mum söndürdüğüm mum gibiyim belki de için için eridiğim belki de dibimi aydınlattığım.
Neşriyatı ömrün nasıl da nazik bir reverans aşkın serenadı.
Hecelediğim bir yasa adeta aşkın hicvi, harcanan zaman tutkal gibi yapışkan acıların saltanatı.
Bayramın güzelliği ve hayatın tevazu yüklü iklimi yine mi dünde kaldı?
Boşa düştüğüm ve başa döndüğüm.
İçimin kıyıldığı acının ertesi adeta bir düş çekmecesi iken üstüne serildiğim gece ve ertesi günün azabının şimdiden verilen hükmü ve işte şüheda anılar canlanıyor bense kırık tekeriyim devranın.
Sükûnet dilediğim bir fasıla aklımın ambarı ve aşkın hicranı dolduruşa geldiğim ve dolmuş misali bir binip bir indiğim hayatın rüzgârına yakalandığım ve biçimsiz bir şekil iken hıçkırığın tezahürü.
Nemli gökyüzü.
Namı almış yürümüş bir kez günün.
Nidaları susmayan çocuk gelin.
Nazarında evrenin, nezdinde duyguların ve işte kıblesi ömrün kınandığım kadar kandığım döngünün kandırıkçı seslenişi.
Harcanan para gibi ömrü de faiziyle yâd ettiğim.