yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

Forumlar » Genel » Türk Şairlerimiz » Ataol Behramoğlu


  Yazar   Mesaj
Kurşunkalem Online status
№: 106  Tarih: 2016-03-28 13:08 GMT
  

Administrators

Mesaj: 113
Ülke: Turkiye

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR
ŞEY VAR 
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: 
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi 
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten 
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiceği 
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne 
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa 
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır 
Kopmaz kökler salmaktır oraya. 
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını 
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin 
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara 
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi 
dinleneceksin 
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine 
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına 
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın 
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına 
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar 
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla 
yanmalısın 
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin 
mutluluğunu 
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın 
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle 
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı 
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına 
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı 
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: 
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, 
bütün evrene karışırcasına 
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır 
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. 
Ataol Behramoğlu

 

BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM 
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm. 
Şehre simsiyah bir kar yağar 
Yollar kalbimle örtülür 
Parmaklarımın arasından 
Gecenin geldiğini görürüm. 
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 
Çocuklar sinemaya gider 
Yüzümü bir çiçeğe gömüp 
Ağlamak gibi isterim 
Derinden bir tren geçer. 
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 
Alıp başımı gitmek isterim 
Bir akşam bir kente girerim 
Kayısı ağaçları arasından 
Gidip denize bakarım 
Bir tiyatro seyrederim. 
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm 
Uzaktan bir bulut geçer 
Karanlık bir çocukluk bulut 
Gerçek üstücü bir ressam 
Dünyayı değiştirmeye başlar 
Kuş sesleri, haykırışlar 
Denizin ve kırların 
Rengi birbirine karışır 
Sana bir şiir getiririm 
Sözler rüyamdan fışkırır 
Dünya bölümlere ayrılır 
Birinde bir pazar sabahı 
Birinde bir gökyüzü 
Birinde sararmış yapraklar 
Birinde bir adam 
Her şeye yeniden başlar. 
Ataol Behramoğlu

 

ÇOK SEVDİM BİR ZAMANLAR, 
SEVİYORUM YİNE DE 
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de 
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca 
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün 
Masal şehirlerini geçerken hızla 
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de 
Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların 
Salmak serin sulara gövdemi 
Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın 
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de 
Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek... 
Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi 
Yagmurdan ve yalnizliktan ürkerek 
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de 
Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi 
Hırçın ve ele geçmezce atılgan 
Uysal ve usulcacık benim olan şeyi... 
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de 
Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dünyada 
Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde 
Değişmez ve değişken olanı sonsuzca... 
Ataol Behramoğlu

 

O KADAR GÜZEL BİR YÜZDÜ Kİ 
O kadar güzel bir yüzdü ki 
Gelip geçici olamazdı 
Ya da bir resimdi çizilmiş yastığıma 


Onunla hep 
Bir uçurum kıyısında gibi seviştik 
Kanatlanıp 
Birbirimizin uçurumuna 


Sevişmek bir şiir 
Bir uçurum dengesidir 
Yer çekiminin 
Ve akıl çekiminin dışında 

Ataol Behramoğlu

 

BU AŞK BURADA BİTER 
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim 
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver 
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim 
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider 
Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir 
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler 
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner 
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir 
Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler 
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! 
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı 
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler 
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim 
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver 
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim 
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider 
Ataol Behramoğlu

 

SIRADAN AKŞAMLAR 
Her gündüze uyandığımda 
Yeni bir hayat derdim içimden 
Gece ölümün soğukluğu 
Ve bende acının korkusu 
Sözler verdim... Tutamadım. 
Bir zaman sonra ben oldum 
Gündüze bakıp ağlayan 
Gecenin karanlığında 
Dünyayı sarmalayan. 
Ataol Behramoğlu

 

ESKİ ŞİİRLERİM
Kapılarını yıllardır çalmadığım 
Eski dost evleri gibi 
Eski şiirlerim 
Kitaplarda 
Bekler beni... 
Girip dinlendiğim olur 
İçlerinde 
Bir kahve içimi 
Çıkıp giderim sonra 
Buruk bir hüzün 
Bırakıp geride... 

Ataol Behramoğlu 

 

MELANKOLİ 
Ey sokaklarında yıllarca avare dolaştığım 
İçinde ilk aşkımı yaşadığım küçük şehir 
Umutsuz akamlarımda sesini duyduğum lir 
Sihrinde ilk acıyı tattığım 
Ey sarhoş akşamlarımın biricik tesellisi 
İlk şiirlerimdeki biricik dert ortağım fener 
Soğuk kış geceleri ısındığım kalorifer 
Gitgide uzaklaşan tren sesi 
ey en masum arzularımı gizleyen oda 
Yıldızlarla dost eden küçük pencere 
Her akşam gönlümün dilediği yere 
Götüren sihirli araba 
Ey en içli en yanık türkülerimi duymayan 
rüzgarı saçlarımı dağıtan sokak 
Ve ey saçı ak gönlü ak 
Anneciğim pencerede ağlayan 
Ah biliyorum güç gelecek sizlere 
Ama artık gitmek geliyor içimden 
Bir sabah masmavi bir bulutun peşinden 
Dönüşü olmayan yerlere 
Ataol Behramoğlu

 

ÖĞRENDİM Kİ 

Öğrendim ki... 
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. 
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, 
Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. 

Öğrendim ki... 
Güveni geliştirmek yıllar alıyor, 
Yıkmak bir dakika. 


Öğrendim ki... 
Hayatında nelere sahip olduğun değil 
Kiminle olduğun önemli. 

Öğrendim ki... 
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün 
Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. 

Öğrendim ki... 
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil 
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. 

Öğrendim ki... 
İnsanların başına ne geldiği değil 
O durumda ne yaptıkları önemli. 

Öğrendim ki... 
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle 
Her işin iki yüzü var. 

Öğrendim ki... 
Olmak istediğim insan olabilmem 
Çok vakit alıyor. 

Öğrendim ki... 
Karşılık vermek 
Düşünmekten çok daha basit. 

Öğrendim ki... 
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek 
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. 

Öğrendim ki... 
'Bittim' dediğin andan itibaren 
Pilinin bitmesine daha çok var. 

Öğrendim ki... 
Sen tepkilerini kontrol edemezsen 
Tepkilerin hayatını kontrol eder. 

Öğrendim ki... 
Kahraman dediğimiz insanlar 
Bir şey yapılması gerektiğinde 
Yapılması gerekeni 
Şartlar ne olursa olsun yapanlar. 

Öğrendim ki... 
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. 

Öğrendim ki... 
Bazı insanlar sizi çok seviyor 
Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. 

Öğrendim ki... 
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz 
Bazıları hiç karşılık vermiyor. 

Öğrendim ki... 
Para ucuz bir başarı. 

Öğrendim ki... 
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. 

Öğrendim ki... 
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden 
bazıları 
Kaldırmak için elini uzatır. 

Öğrendim ki... 
İki insan aynı şeye bakıp 
Tamamen farklı şeyler görebilir. 

Öğrendim ki... 
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır. 

Öğrendim ki... 
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar 
Daha uzun yol yürüyor. 


Öğrendim ki... 
Hiç tanımadığın insanlar, 
iki saat içinde, 
senin hayatını değiştirir. 

Öğrendim ki... 
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır. 

Öğrendim ki... 
Duvarda asılı diplomalar 
İnsanı insan yapmaya yetmez. 

Öğrendim ki... 
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam 
yükü o kadar azalır. 

Öğrendim ki... 
Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak 
arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. 

Öğrendim ki... 
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. 
Gerçek aşkların da! 

Öğrendim ki... 
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, 
Ne tür deneyimler yaşadığınızla var. 

Öğrendim ki... 
Aile hep insanın yanında olmuyor. 
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven 
öğrenebiliyorsunuz. 
Aile her zaman biyolojik değil. 

Öğrendim ki... 
Ne kadar yakın olursa olsunlar 
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. 
Onları affetmek gerekir. 

Öğrendim ki... 
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. 
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor. 

Öğrendim ki... 
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın 
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. 

Öğrendim ki... 
Şartlar ve olaylar, 
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. 
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz. 

Öğrendim ki... 
İki kişi münakaşa ediyorsa, 
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. 
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. 

Öğrendim ki... 
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. 
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. 

Öğrendim ki... 
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun 
yıllar sürüyor. 

ATAOL BEHRAMOĞLU

 

SANA SESLENMEK İÇİN
Gece sessizce başlıyor ve ırmağın-
Öte yakasına geçiyor atlılar.
Bir papatyanın acısını dinliyorum.
Gökyüzü gitgide genişliyor.
Islak yaprakların derin yeşilliği
Islak dağların uyandırdığı keder.
Kendime bir demet çiçek topluyorum
Öğretmenimin iliklediği göğsüm
Ne kadar genç
Ağzımda taptaze bir tutun kokusu
Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda
Bir ağız mızıkası.
Öğrendiğim ilk şarkılar
Yollar yollar yollar boyunca
Söylediğim ilk şarkılar
Sevgilim olan bütün kızlar
Siyah önlükleri ve
Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler
İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...
Ey akşam, ey bir aşkın
Başlaması ve bitmesi
Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı
Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.
Gece evleri sardığında
Ve bahçeleri
Işıklar içinde kaçıp giden
Bir tavşan gibi yalnızım.
Yolun iki yanında kalan
Karanlık dağların ötesinde
Neler olup biter
Ve girdiğimiz uykulu kasabada
Lokantadaki uykulu çocuk
Olgun ışıklı lokantada
Olgun patatesler.
Bir adamın
Doğması ve ölmesi
Ve bazı işlemler yapması hayatında
Bazı bağlardan
Üzüm toplaması
Bazı sinemalara gitmesi
Bazı kızları sevmesi
Ve ölesiye yalnızlık çekmesi
Bazı şehirlerde.
Ey akşam, turuncu ve mor akşam
Ey gökyüzü, ey benim
Gittikçe esmerleşen kalbim.
Şimdi beyaz bir kızın
Yanında olabilmek için
Bazı çılgınlıklar yapabilirim
Onu boynundan öpsem ve onunla
Dünyada olup bitenleri konuşsak
İngiliz birahanelerinde
Damalı kasketleri
Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle
Ve bütün emekçiler gibi
Çocuksu gözleri
Partal elleriyle oturan
İşçilerden konuşsak
Zencilerden konuşsak sonra
Gülünce bütün yüzleriyle gülen
Yakışıklı ve hazin
Zencilerden.
Gece dünyanın her yerinde
Geliyor ve her yerde
Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.
Sen şimdi
Duvarına bir şiirimi asmışındır
Uyuyorsundur
Belki düşünüyorsundur
Sonuncu kattaki odandan
Yıldızlara bakarak.
Ve yıldızlar her zaman
Eski ve tanıdıktır.
Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.
İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda
Sırtüstü uzanıp toprağa
Baktığımız yıldızlar.
Bir harman yerinde ya da.
Düz bir damda.
Uzaktan
Bütün kürtçe türküler gibi
Yanık bir türkü gelirken
Sıcaktan bunalırken
Evler ve yollar;
Ve yaşlı kadınlar
Uyuklar gibi büzülüp minderlerine
Düşünürlerken eskisini
Olağanüstü günlerini
Gece sessizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum.
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum..
Ataol Behramoğlu

 

 

   
Наверх