Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Eklenen Şiirler
ŞİİR VE ADINI UNUTAN ADAMHANİ OLUR DA RASTLARIZ...
ŞEHRE VE ŞİİRE DAİR
YÜREĞİMDİR YANAŞAMADIĞ...
ARAYIŞ
NAZLI İLHAM PERİM
YAZ MEVSİMİNİN RUHA SE...
EN GÜZELİ İÇİNDEN SESS...
TÜTEN DUMANI ŞİİRİN
İLHAM BU
BELKİ DE HER AŞK BİR A...
KILAVUZUM ŞİİR
BİRAZ SEN BİRAZ BEN
İNSAN KALABİLMENİN ZAR...
ÖZLEMİN YÜKÜ AĞIR ÇEKE...
Yazılar » BİZ ZAAFSA AŞK ÖLMEK NE GÜZEL
İklimi olmayan bir sır neşretti: aşkın ana kıtasında hüsranı yad eden sevdalı şairin de küfesinde istikrarlı hayaller ve uzandı kuşun kanadına ulurken kurtlar.
Şehir çıkardı şapkasını ve içinden zıpladı kâhin tavşanlar.
Rasathanesiydi yüreğin o sevdalı iklim…
İklim benzeri bir taarruz içinde şadırvan saklı şairin de künyesinde yazan aşkın ibaresi ve şerh düştü melekler: aşka meyletmişti madem şair bir kere yetinmeli miydi sahi görmeyi unuttuğu rüyaları da sıralarken bir bir kaçan tavşanların arkasından sırra kadem basan mutluluk muydu illa ki tefe konulan?
Zaruri bir düşü kundakladı yalan mevsim.
Yalancı kuşlardan damlayan kan gibi
Mevsim eridi şairin yüreğinde
Şair eridi şekerin dibinde
Şerh düştü acıyı şeker yerine.
İndinde makberin yeller çağırdı adını ölü beyitlerin
Bir ikbalse yürek
İhtimaller dâhilinde mi sevmeliydi?
Şiir nüksetti
Arpacı kumrularına iş düştü
Kanadı kırıktı şairin belki de
Duyulmayan nidalarına sahip çıkan sadece Yaratan
Ve kollamadı da arkasını öğretiler.
Aşktı hatmedilen
İhbar edilene kurşun yağdırdı bulutlar
Ağlayan akasya ağaçlarına tünedi şiir
Ve o devasa vaveyla…
Sadece Sağır Sultana ulaştı içinden akıttığı zehir
Elbet mimlenen güne hürmeten
Tası tarağını toplayıp da çekip gitti mevsim.
Şehre vedası zor olmuştu makûs talihin
Aşkı ilhamla ve özlemle ören yüreğin de muradı:
Gerçek olmuştu çünkü
Sevginin mealiydi dokunduğu her satır
Ünleyen aşka muhabbet sunan
İmrendiği güne ağıtlar yakan
Geceyi gün bilen
Aşkı da özlemle hasretle küredi şair ve kalem.
Yâd etti sonra dünü:
Günü uğurladı yarın olmadan
Aşkı recmetti insanlar
İnsandan öteydi yürek
En derinde yaşayan, yaşatan aşkın da na’şına
Taşkın mizacıyla taş yağdıran zalim ve zulüm.
Top tüfek donandı kimi zaman cihan
Aşkı baltalayan haris gölgeler
Ve şerh düştü zemine mimarı yüreğin:
Aşktı madem künefe tadında yenmeye doyum olmayan
Acıyı da banardı hani
Dualarını eksik etmeden geceden firar ederdi hayaller
Serildiği zeminde
Metindi şair ve emin aşkından
Mademki bir şahikanın kanadıydı konduğu
Aşkın da latif esintisi beyitleri usul usul saran
Nazenin bir tanrıça adeta
Aşkla şerh düştüğü her dizeden yayılan
O miski amberin coşkusu ve buğusu
Devindi hayaller
Zihniyetlerin taslağında
Tasnifledi ömrü ve ölümü
Yaşadığı kadar sevmekten yanaydı madem mizacı
Yandı da yaşarken
Aşkın haznesinde taşkın bir hazan
Kanatları uçuşan yıllardan ana sarkan
Bunca hezeyandı madem gönlü esir alan.
Yakın durduğu Rabbine ve kabrine
Azat edilmek ne ki?
İtaat etmek yüreğine ve hidayete
Darmaduman olmuş ömrün de kalan bakiyesi
Şiir olmak aşkın zaten ta kendisi
Mademki hikmetiydi kaderin
Sevgiyle d/okunmak hayata
Elemi de süpürürken karanlığın hicviyle
Tutsak düşmüştü madem bu ziyafete
Yaşamak ne ki aşkın esamesi okunmadığı sürece?
Maviden düşler örmenin mevsimiydi şiir
Açtığı yüreği emin ellerde ölmeye de dünden razı
Şiir oldu açtı çiçekler
Aşk oldu ç/ağladı şelaleler
Bir zaafsa aşk ölmek ne güzel.
Bir hünkârsa sevilen
Azığa alınan gerçekler ve ömür ne ki
Ve söz verdi şair Rabbine:
Mademki son bir şans tanınmıştı şahsına:
Sevmek ve yazmak için ne çok vardı neden.